Haber Detayı
07 Nisan 2014 - Pazartesi 16:47
 
Yüzde 100 yerli gururlarımız!
Diğer-Arşiv Haberi
Yüzde 100 yerli gururlarımız!

Ay, Preveze ve Gür sınıfı konvansiyonel denizaltılar, gelişmiş elektronik sistemlere sahip olmalarının yanı sıra modern "Homing torpidoları" ve su altından uzun menzilli güdümlü mermi atabilme özellikleriyle rakiplerinden öne geçiyor. Lojistik desteğe ihtiyaç duymaksızın savaş şartlarında 50 gün süreyle dalışta harekat icra edebilen denizaltılar, Türk donanmasının en önemli unsurları arasında yer alıyor.   TCG Anafartalar Gemi Komutanı Deniz Yarbay Yücel Kalacoş, Türk Deniz Kuvvetlerinde 14 denizaltı bulunduğunu belirterek, TCG Anafartalarʹın Preveze sınıfı denizaltıların sonuncusu olduğunu söyledi.    Ay sınıfı denizaltılardan TCG Atılay, TCG Saldıray ve TCG Batıray dışındaki denizaltıların Gölcük Tersanesi Komutanlığında Türk mühendis ve işçilerinin emeğiyle inşa edildiğini anlatan Kalacoş, "Diğer ülke bahriyelerinin denizaltı gücüyle bizim gücümüzü kıyasladığımızda, sahip olduğumuz bu klasik denizaltılar diğer ülkelere nazaran çok üstün özelliklere sahip" diye konuştu.    Kalacoş, profesyonel birliğe sahip olduklarını dile getirerek, gemilerinde 9 subay, 30 astsubay, 2 uzman erbaş ve 3 erin görev yaptığını kaydetti.   "DENİZALTILARIMIZIN TESPİT EDİLMESİ ZORDUR"   Kalacoş, ana silahlarını torpidoların oluşturduğunu, bunlara ilave olarak güdümlü mermi de atabildiklerini vurguladı. Su altından atılan güdümlü mermilerin denizden çıkarak bulduğu hedefi imha ettiğini aktaran Kalacoş, menzillerinin 140 kilometreye ulaştığını söyledi.    İzmit Körfeziʹnden ateşledikleri mermilerin İstanbulʹdaki herhangi bir hedefi vurabildiğine dikkati çeken Kalacoş, kullandıkları torpidoların da oldukça modern olduğunu bildirdi. Denizaltıların sessizce hareket etmesi gerektiğini kaydeden Kalacoş, şunları belirtti:    "Klasik denizaltılar, çok sessiz oldukları için tespit edilmeleri gerçekten zordur ancak bizim tespit etmemiz onlardan her zaman önce olmuştur. Bu, bize büyük avantaj sağlamaktadır. Denizaltılarımızın dış kısmında sensörler vardır.    Su altında duyarak tespit etmeye çalışırız. Herhangi bir ticaret gemisi veya su üstü unsurunun çıkardığı akış gürültüsünü uzak mesafelerden tespit edebiliyoruz. Tespitin yanında analizini de yapabiliyoruz. Gelişmiş cihazlarımızla yaptığımız tespitten sonra şunu diyebiliyoruz, ʹbu, ticaret gemisidir, tek şaftı, tek pervanesi vardırʹ. Pervanesinin kanat sayısına kadar bunu tespit edip nitelendirebiliyoruz.    Su üstü savaş gemilerimiz için de çok detaylı analiz imkanlarımız var. Hangi tip savaş gemisi, sürati, hangi ülkeye ait olduğunu görmeden tespit ve teşhis etme imkan ve kabiliyetine sahibiz."   "NATOʹdaki ülkelerin denizaltılarından ve denizaltı eğitim seviyelerinde daha üstünüz"   Sensör olarak pasif sonar kullandıklarını vurgulayan Kalacoş, her sesi dinledikleri için aktif sonarları pek kullanmadıklarını kaydetti.   Kalacoş, organik sensörlere ilaveten periskop derinliğindeyken anten çıkararak yayım yapılan link bilgilerini de alabildiklerini dile getirerek, "Denizaltı gemilerimiz, yıl içinde NATO tatbikatlarına iştirak etmektedir. Şunu görüyoruz, NATOʹdaki diğer ülkelerin denizaltılarından ve denizaltı eğitim seviyelerinden çok daha üstün seviyedeyiz. Bu da tatbikat esnasında veya tatbikat sonrasında NATO seviyesinde ve diğer ülkeler nezdinde dile getiriliyor. Başarımız diğer ülkelerce de takdir ediliyor. Dolayısıyla bu eğitim seviyemizi üstte tutacak tedbirleri alıyoruz" ifadesini kullandı.   ülkehaber.com  
Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı